Tasarım Düşüncesi “Design Thinking” Nedir? Semineri

Çok vakit kaybetmeden bugün katıldığım bir design thinking semineri ile ilgili notlarımı paylaşayım dedim. Seminer İTÜ Teknokent’te Arı 3 binasında gerçekleşti. Semineri veren Vodafone’dan Burcu Karakaya idi. İki ana kısımdan oluştuğunu söyleyebilirim seminerin.

İlk kısımda design thinking hakkında teorik bilgi paylaşıldı. Tasarım odaklı düşünmenin bir süreç olduğu ve bu sürecin problem özelinde farklı şekillerde yaşanabileceği yemek metaforu üzerinden anlatıldı. Yaparak öğrenme, merkezde teknolojinin veya tasarımın değil insanın olduğu vurgulanan diğer konulardı.

Seminerin ikinci kısmı ise uygulama barındırıyordu, design thinking in doğasına uygun olarak. Egzersiz olarak cüzdan üzerinden bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışmanın ana kaynağına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz, d-school tarafından uygulanan bir egzersiz. 

https://dschool-old.stanford.edu/groups/designresources/wiki/4dbb2/the_wallet_project.html

Bireysel olarak cüzdan fikirleri geliştirerek başlıyor egzersiz. Sonrasında ikişerli gruplara ayrılıp herkes grup arkadaşının ihtiyaçlarını dinliyor ve onun üzerinden sürece devam ediyor. Kısıtlı ve tanımlı süreler dahilinde grup arkadaşının ihtiyaçlarına cevap verecek alternatifler geliştiriyor ve grup arkadaşından geri bildirimler alıyor.  En son ulaşılan noktadan basit bir prototipi yapılarak süreç sonlandırılıyor. 

Pratiğe dayalı bir konu olan design thinking in uygulamasız anlatılması ne kadar zor olacağının farkındayım. Ama bu kadar hızlı her aşamayı dakikalar içerisinde özetleyen bir metot kullanımı sürecinin de çok uygun olmadığını düşünüyorum. Kavramlar ile insanları kısıtlı bir zaman dahilinde tanıştırmak adına hızlıca gerçekleştirilen egzersizlerin kavramların ve yaklaşımın içeriğini boşaltma tehlikesini göz ardı etmemek gerek.

Sunumun son slaytında bilgi alışverişi başlığı altında yer alan birkaç soru vardı. Bu soruları etkinliği katılımcıların zihninde konumlandırabilmesi açısından çok yararlı buldum. Aşağıda paylaşıyorum;

  1. Gerçek bir insan ile iletişim kurup test yapmak süreci nasıl etkiledi?
  2. Bitmemiş bir işi başkası ile paylaşmak nasıl bir duygu?
  3. Hali hazırdaki iş yapış şeklimizden ne  kadar farklıydı?
  4. Bildikleriniz ışığında projeye devam edebilseydiniz neyi tekrarlardınız ne ile devam ederdiniz?
  5. Yarın işinizde uygulamaya başlayabileceğiniz bir prensibiniz oldu mu?

Bu sorular eşliğindeki son kısımdaki tartışma kısmında dikkatimi çeken noktalara gelecek olursak; 

  • Birden çok kişi agile yaklaşımı ile arasında benzerlik kurdu. Agile yaklaşımı sanırım daha sık kullanılan bir yöntem iş dünyasında, çözüm odaklı konumlandığından kaynaklanıyor olabilir.
  • 4.soruya verilen cevaplarda insanlar prototipleme aşamasına dönme konusunda daha istekliydi. Tanımlama gibi daha ön aşamalara dönmekten kaçındılar.
  • Süre kısıtlamasının verimliliği artırdığı ancak çok aşırı kısa sürelerin de insanları ters motivasyona neden olabileceği belirtildi. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir