İTÜ Bigbang 2017

Türkiye’nin en önemli girişimcilik etkinliklerinden birisi olan İTÜ Big Bang Startup Challenge 23 Kasım Perşembe günü Maslak Uniq Hall Salonu’nda gerçekleşti. Bu yıl İTÜ Big Bang’e ikinci kez katıldım, ilk yıl içerde yer bulamamış dışarıdan etkinliği takip etmiştim, bu sene içeriden izlemek nasip oldu.

Görsel efektler, sahnenin kurgulanış şekli bana “Silicon Valley” dizisinin ilk bölümlerini hatırlattı. Öncelikle eğlenceli ve iyi kurgulanmış bir etkinlik olduğunu belirtmeliyim.

Sunucu geçen yıl da olduğu gibi Serdar Kuzuloğlu idi. Sadece sunum görevini yerine getirecek bir kişiden ziyade Serdar Kuzuloğlu gibi konuya hakim birisinin hem moderasyonu hem de sunumu eline alması doğru bir uygulama bence.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın çok kısa bir açılış konuşması ile başlayan etkinlik 20 girişimcinin sunumu ile devam etti. İlk düzenlenmeye başladığında 100-200 arası bir proje başvurusu olan bir etkinlikken, bu yıl 10.000 in üzerinde başvuru alan bir organizasyona dönüşüldüğünü belirtti. Üniversitelerin odak noktalarının zamanla eğitimden araştırmaya evrildiğini, günümüzde ise araştırmadan inovasyon ve yeniliğe doğru bu değişim sürecinin devam ettiğini belirtti ve İTÜ’yü bu süreci yakından takip eden ve uygulayan bir üniversite olarak konumlandırdı. İstanbul’u girişimcilik ekosistemleri arasında ilk 20’ye sokmayı hedeflediklerini paylaştı.

Sunum yapan girişimleri kısaca özetleyecek olursam;

3D Rubber: Otomotiv sektöründe kullanılan kauçuk burçları eklemeli üretim yöntemleri ile üretmek amacıyla yola çıkmış 3 mühendisten oluşan bir girişim.

AxolotlBio: Kök hücreyle yapay insan dokusu üreten bir bioprinter geliştirmek üzerine çalışan interdisipliner bir girişim. Dünyada 6 tane bioprinter üreten firma olduğunu ve bir tanesinin de kendileri olduğunu ifade ettiler. 

Bikoshu: Mahalle kavramındaki güvenden yola çıkmış, mahalle esnafını tek bir platformda birleştiren bir girişim. 

Compocket: Elektronik teknis servislerinin ve makerların ağılıklı olarak kullandığı osiloskop benzeri cihazları hem uculatma hem de küçültüp taşınabilir hale getirmek amacıyla yola çıkmış bir girişim. 

B-Preg: Tekstil tabanlı kompozit malzemeler geliştirerek otomotiv sektöründeki temel problemlerden bir tanesi olan aracın hafifletilmesi süreçlerine katkıda bulunmak amacıyla yola çıkmış bir girişim. 

Eyedivs: Mevcut kameralara entegre edilebilen yeni nesil akıllı güvenlik asistanı.

Gmply: Kurumlara özel interaktif eğitim videosu hazırlanmasına olanak sağlayan bir online video temelli eğitim platformu. 

 Sports and Merits: Spor merkezleri arasında bir ağ oluşturarak esnek spor merkezi üyeliği sağlayan bir sistem. 

Hagelsan: Atık halıları yeniden kullanılabilir plastik hammaddeye dönüştürmek amacıyla yola çıkmış bir girişim. 

Meta-lol: E-spor dünyasındaki lider oyunlardan League of Legends’a yoğunlaşmış bir portal.

Physhome: Fizik tedavi süreçlerinde hastaların büyük çoğunluğunun verilen egzersizleri doğru yapamama probleminden yola çıkmış; doktor ve hasta arayüzleri ile giyilebilir teknolojiden oluşan bir fizik tedavi platformu.

TrakTS: İş makinelerinde kullanılan akülerin daha uzun ömürlü olmaları için çözüm geliştiren bir girişim. 

Rofoods Micro Market: Bizler için yeni ABD pazarı için yaygın bir kavram olan micro marketler üzerine çözümleri geliştiren bir girişim. 

Scoutium: Futbol endüstrisi için bir çeşit online pazar yeri. 

Simularge: Bilgisayar destekli bulut tabanlı mühendislik analizlerini gerçekleştiren bir yazılım.

 Hoctsumo: Farklı platformlar arasında iletişim köprüleri kurarak topluluk içi iletişimi kolaylaştıran bir uygulama.

Ecogear: Bütün araçları hibrit hale getirebilen bir şanzıman.

Nanomik: Gıdaların ömrünü uzatmak hasat sonrası oluşabilen küf ve küf toksini problemini çözmek amacıyla yola çıkmış bir girişim.

Telegrapher Labs: Sesi duvar v.b. etmenler yüzünden bozmadan ileten akıllı hoparlör.

Porima: Otomotiv, medikal v.b. sektörler için özelleşmiş fonksiyonel ve üstün performanslı filamentler üretmek.

Bu etkinliği ekosistemin en başarılı etkinliklerinden biri olarak nitelendirmem ile ilgili birkaç noktayı sıralayacak olursam;

  • Öncelikle protokol v.b. konuşmalarla içerikten uzaklaşılmadı. Protokol konuşması olarak nitelendirilebilecek rektör hocanın konuşması da ana içeriği destekler nitelikteydi. Ne uzundu ne kısaydı. 
  • Moderasyon ve sunum için yapılan tercih fazlasıyla doğruydu. Sadece sunum yetisinden ziyade konu ile ilgili farkındalığı olan birisinin bu işi yapması süreci daha verimli ve bilgilendirici kılıyor. 
  • Ödül v.b. olarak konuşulan rakamlar çok ciddi bir büyüklükteydi.
  • Genel olarak etkinlik için ayrılan süre uzunluğu optimum düzeydeydi. Ne çok uzundu ne de çok kısa.

Bu kadar olumlu yön saydıktan sonra birkaç olumsuzluk da belirtmezsek olmaz sanırım. Bu konuda sadece bir çekincemi paylaşmak istiyorum. Dahil olan girişim sayısı gibi bazı göstergelere baktığımızda  İTÜ Çekirdek çok büyük bir hacme ulaşmış durumda. Kişisel olarak daha kontrol edilebilir ve girişimlerin süreçlerine daha doğrudan katkı yapılabilir olması için Kuluçka Merkezleri’nin bu kadar büyük hacimlere ulaşmalarının zorlayıcı olabileceğini düşünüyorum. Daha az sayıda girişimi bünyesine dahil etmiş, bir veya birkaç dikeyde uzmanlaşmış kuluçka merkezlerinin daha verimli ve kontrol edilebilir olabileceği kanaatindeyim. 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir